Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Özel sektör demiryoluna 5 milyar dolar yatıracak

Demiryolu taşımacılık sektörü yatırım için serbestleşme bekliyor. Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün serbestleşmenin ilk adımı olarak görülmesi gerektiğini belirten Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD)Yönetim Kurulu Başkanı (DTD) İbrahim Öz,  serbestleşmenin başlamasıyla özel sektörün demiryoluna 5 yıl içinde 5 milyar dolar yatırım yapacağını vurguluyor.

Yıllardır serbestleşme bekleyen demiryolu taşımacılık sektörüne müjdeli haber sonunda geldi. Türkiye’nin 2012 yılı programına göre demiryolu sektörüne ilişkin radikal hedefler belirlendi. Buna göre 2012’de demiryollarında TCDD tekeli ortadan kaldırılarak özel sektörün tren işletmesi sağlanacak. Programın açıklanmasının ertesinde atılan yeni bir adımla kurulan Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ile bu süreci yönetecek kurum da belirlendi. Kurulduğu günden bu yana demiryolu yük taşımacılığının serbestleştirilmesi için her fırsatta sesini duyurmaya çalışan Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile yeni adı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın teşkilat yapısında yapılan köklü değişiklerin en büyük nedenlerinden birinin demiryolu sektörü olduğunu söylüyor. Yapılan değişiklikle demiryolu sektörünün serbestleşmesi için gerekli olan teşkilat yapısının oluşturulduğuna dikkat çeken Öz, sıradaki adımın ise Genel Demiryolu Kanunu ve TCDD Kanunu tasarılarının biran önce yasalaştırılması olduğunu vurguluyor. Kanunun 2012 yılında çıkarılacağını umut ettiklerini, yeniden yapılanmanın da bunun bir işareti olduğunu belirten Öz, demiryolunun serbestleşmesiyle yatırımların hız kazanacağını dile getiriyor. Öz, serbestleşme sağlanırsa önümüzdeki 5 yılda özel sektörün demiryoluna 5 milyar dolar yatırım yapmasının öngörüldüğünü aktarıyor.

 

Yeni yapılanmayla demiryolundaki işleyiş kolaylaştırıldı

 

Kurulan yeni Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nü nasıl değerlendiriyorsunuz? Demiryolu taşımacılığına ve lojistik şirketlerine neler getirebileceğini düşünüyorsunuz?

 

Yeni adıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yeniden yapılandırılırken demiryolu sektörünün ön planda tutulduğunu görüyoruz. Bu yapılanmayla demiryolunda Türkiye’de işleyişi kolaylaştıracak bir yapı oluşturuldu. Avrupa Birliği müktesebatı ulaştırma bölümünde Türkiye’ye düşen görevlerden bir tanesi de demiryolu sektörünün serbestleştirilmesidir. Havayolunda bu süreç yaşandı. Havayolu sektöründe yaşanan serbestleşmenin ardından taşımalarda inanılmaz artış sağlandı, rekabetle birlikte fiyatlar düştü ve kalite arttı. Buradaki amaçlardan birisi bu. İkinci amaç ise dünya artık yeşil ve temiz bir dünya istiyor. AB dahil bütün dünya yeşil ve temiz bir dünyanın raylı sistemlerle sağlanabileceği konusunda hem fikir. Türkiye bugüne kadar hiçbir yatırım yapmadığı, bırakın yatırım yapmayı bakım ve onarımıyla ilgili, personel teminiyle ilgili hiçbir şey yapmadığı bir alanı önüne alıyor ve yeniden dizayn ediyor. Bunu yapacak kurum da Ulaştırma Bakanlığı olacak. Son 9-10 yılda yapılan düzenlemelerle Ulaştırma Bakanlığı çok iddialı bir bakanlık haline getirildi ve bakanlığa geleceği oluşturma görevi verildi. Nedir bu görev, Avrupa’nın yaptığı gibi demiryolunu yeni bir işletmecilik anlayışı ile yapılandırmak. Yeniden yapılanmayla bu yapılanmaya uygun bir teşkilat yapısı oluşturuldu. Kurulan genel müdürlük işletmecilik hariç demiryolu sektörüne ilişkin tüm konularla ilgilenecek. TCDD ise iki birimden oluşacak. Birisi TCDD adıyla altyapı işletmecisi olacak. Yeni kurulacak TEDAŞ ise tren işletmecisi olacak ve özel bir şirketten farkı olmayacak. Yeni dönemde kamu bütün gücünü altyapıya harcayacak. TCDD’nin altyapısı hastalıklı bir konumda. Yılda 500 km değil 1500 km yenileme çalışması yapılması gerekiyor. Ayrıca günlük bakımlar var.  Bu anlamıyla bakanlığın yapısı tam zamanında ve istenilen biçimde oluşturuldu. Genel anlamda bu adımı çok olumlu buluyor ve Türkiye’nin raylı sistemde önünün açılacağını düşünüyoruz.

 

Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nün sektöre ilişkin öncelikli gündem maddeleri neler olmalı?

 

Öncelikle kurulan Genel Müdürlüğün herkese eşit mesafede olmasını bekliyoruz. Diğer bir önemli konu ise uzun bir süredir beklediğimiz kanunun çıkarılması. Yeniden yapılanmayı bunun bir işareti olarak görüyoruz.  Kanun neden çıkarılmadığı konusunu dernek olarak sürekli hem Bakanlık hem de TCDD yetkilileri nezdinde dile getirdik. Kamunun da bu anlamda haklı yanları var. Birincisi kanunla birlikte herkese belli taahhütler veriyorsunuz ve bunu yerine getiremediğiniz zaman birçok riskle karşı karşıyasınız. Diğeri ise altyapıdaki yetersizlikler. Son süreçte altyapıya ciddi yatırımlar yapıldı ve önümüzdeki yıl içinde de hedeflerin tutturulabileceği düşünülerek kanunun çıkarılması öngörülüyor.  Bu anlamıyla demiryoluna ilişkin kanunun 2012 yılında çıkarılacağına inanıyoruz. Biz 5 yıldır taslağın yasalaşmasını bekliyoruz. En son geçen yıl eksikleriyle de olsa bu kanunun çıkmasını istedik. Çünkü hiçbir kanun dört dörtlük çıkmıyor. Daha sonra taslaklarla maddelerle destekleniyor değiştiriliyor. Demiryolu kanunu için de bu geçerli. Biz de zaten bu anlamıyla dernek olarak şu anda alt komisyonları kuruyoruz. Kanunun çıkarılmasıyla sektör büyüme ve serbestleşme sürecine girecek. Özel sektör devreye girdiği zaman rekabet, rekabet olduğu zaman ucuzluk ve kalite artacak. Kanunu sektördeki tüm sorunların çözümü için sihirli bir değnek niteliğinde görmüyoruz. Ama bugün TCDD’nin yapamadığı birçok şey kanundan sonra yapılabilir hale gelecek. Ayrıca hava ve denizyolunda olduğu gibi demiryolunda da ÖTV indirimini bekliyoruz. ÖTV desteğiyle rekabetin daha da güçleneceğini düşünüyoruz ve hükümetten buna ilişkin bir adım atmasını bekliyoruz. 

 

Serbestleşme %15 hedefini yakın kılacak

 

Yasanın çıkmasıyla demiryolu sektöründe nasıl bir değişim yaşanacak?

 

Serbestleşme gündeme oturduğu zaman öncelikle çok büyük şirketler demiryoluna büyük yatırımlar yapacak. Türkiye her yıl %7-8’lik bir büyüme gösteriyor. Lojistikte en az bunun 3 katı büyümeyi her zaman hedef alırız ve bunu tutturulduğu zaman kendimizi başarılı görürüz. Bu anlamda lojistikte yılda %28-30’luk bir büyüme öngörüyoruz. Türkiye’de yıllık 250 milyar dolarlık bir lojistik hacim var. Kanunun çıkmasıyla birlikte yatırımlar artacağı için bu rakam daha da büyüyecek. Çünkü şu an yollarımız yeterli değil, duble yollar yapılacak. Hızlı trenlerin devreye girmesiyle şu anki mevcut yollar konvansiyonel yüke kalacak. TCDD’nin bugünkü handikabı, vagon var, yük var ama lokomotifi yok. Elektrikli hatlarda dizel lokomotifler çalıştırılıyor. Lokomotif yatırımı yapamadıklarından dolayı gelen tonajı karşılayamıyorlar. Özel sektör devreye girdiği zaman lokomotif açığını kapatacak. Vagon işletme hakkı ile tüm operasyonlarını kendisi yürütebilecek ve ciddi maliyet avantajları sağlayacak. Bunu da müşterisine yansıttığında demiryolu daha çok tercih edilen bir taşıma modu haline gelecek. Aynı zamanda özel sektörün devreye girmesiyle hizmetler hız kazanacak. Sanayicinin de beklentisi bu. Kamu 2023 yılına kadar demiryolu sektörüne 50 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyor. Özel sektörün önümüzdeki 5 yılda minimum 5 milyar dolar yatırım yapacağını düşünüyorum. Serbestleşme olduğu zaman İzmir-İstanbul otobanı nasıl yap-işlet-devret modeliyle 6-7 milyar dolara özel sektöre verildi, demiryollarında da aynı süreç başlayacak. Çıkacak bir işletmeci ben bir hat yapıyorum örneğin Kayseri-Adana ya da Kayseri-Irak hattını 10 saatten 5 saate düşürüyorum, maliyetleri indiriyorum diyecek. Bunu yap-işlet-devret modeliyle yapmayı taahhüt ediyorum dediği zaman devlet özel sektörün önünü açacak. Ayrıca, özel sektörün devreye girmesiyle birlikte TCDD’de de kendisine çeki düzen verecek. Çünkü karşısında ciddi rakipler olacak. Bu anlamıyla gelişmeler çok sevindirici ve heyecan verici. 2023 yılındaki hedefler ciddi hedefler. 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin yakalanması ve %15 çıkarılması hedefi var. Serbestleşme süreci bu hedefin yakalanmasını kolaylaştıracaktır.


DTD EĞİTİM MERKEZİ 2012’DE AÇILIYOR

DTD’nin yaptığı çalışmalara ilişkin de bilgi veren İbrahim Öz, iki yıl önce 26 olan üye sayısını ikiye katlayarak 52’ye çıkardıklarını söylüyor. Dernek olarak demiryolu sektörünün geliştirilmesi için üzerlerine düşen her türlü görevi yerine getirdiklerini belirten ve bunun başında da eğitim çalışmalarının geldiğini vurgulayan Öz, bu alanda önemli çalışmalar yürüttüklerini aktarıyor. Üniversitelerle örnek işbirliklerine imza attıklarını ifade eden Öz şunları aktarıyor:  “Üniversitelerimizle demiryolu lojistiği eğitiminden, müfredatın oluşturulmasına, öğretim görevlilerinin eğitimine kadar birçok konuda işbirliği yapıyoruz. Bugüne kadar dernek üyelerimizle 15’in üzerinde üniversitede demiryolu konusuna ilişkin etkinliğe katıldık. Bu işbirliklerimiz önümüzdeki  süreçte de artarak sürecek. Yine sektöre ilişkin eğitim çalışmalarımızda sürüyor. Şu an açtığımız eğitimlere UND üyeleri daha çok ilgi gösteriyor. Çünkü karayolunu kullanan UND üyesi departmanında demiryolunu da bilen bir çalışanının olmasını istiyor. Bugüne kadar 1000’in üzerinde sertifika verdik. Önümüzdeki süreçte üst düzey yöneticilere ilişkin bir eğitim çalışmamız olacak. Yeni dernek binamızın alt katında kurulacak olan Demiryolu Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde sona gelindi. 2012 yılı itibariyle merkezimizde eğitim vermeye başlayacağız.”

 

 

 

 



Yorumlar
Yorum Ekle