Yeni dönemdeki proje ve hedeflerine ilişkin UTA Lojistik Dergisi’ne özel açıklamalarda bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin gerçekleştirilmesinde köprü görevini üstlenecek gümrük idareleri için bir eylem planı hazırladıklarını, bunun uygulamaya geçirilmesiyle gümrüklerde yaşanan birçok temel sorunun aşılacağını söyledi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, lojistik ve ihracat sektörünün
en büyük sorun olarak gördüğü ‘gümrük uygulamalarını’ hayata geçireceği güçlü
reformlarla iyileştirmeye hazırlanıyor. Türkiye’yi dünyanın en kolay ticaret
yapılan ülkesi haline getirmeyi hedefleyen Bakanlık, 4 yıllık projeksiyonu çerçevesinde
hayata geçireceği kağıtsız gümrük, yerinde gümrükleme, ortak kapı modeli, lisanslı depoculuk ve Gümrük ve Ticaret
Konseyi kurulması gibi birçok projeyle gümrük işlemlerine hız ve etkinlik
kazandırmayı planlıyor. Yeni dönemdeki proje ve hedeflerine ilişkin UTA
Lojistik Dergisi’ne özel açıklamalarda bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı, 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin gerçekleştirilmesinde köprü
görevini üstlenecek gümrük idareleri için bir eylem planı hazırladıklarını,
bunun uygulamaya geçirilmesiyle gümrüklerde yaşanan birçok temel sorunun
aşılacağını söylüyor. Sınır geçişlerinde beklemelerin hiç yaşanmayacağı bir
yönetim ve işletim modeli olan “Ortak Kapı Modeli”ni hayata geçireceklerini
vurgulayan Bakan Yazıcı, bu uygulamayla yapılması gereken ver girişi ve kontrol
işleminin yanlıca giriş ülkesindeki sınır kapısında gerçekleştirileceğini
belirtiyor. Bunu bir adım daha öteye
taşıyarak gümrüklerde ‘kâğıtsız ve insansız’ bir dönemi başlattıklarının altını
çizen Bakan Yazıcı, “Artık ticaret erbabı gümrüğe gelmeksizin, gümrük
beyannamesinin yanı sıra buna eklenmesi gereken belgeleri de tamamen elektronik
ortamda ve elektronik imza ile kendi bürolarından gümrük idaresine sunacaktır.
Bu uygulamaya, bazı gümrüklerimizde geçtik ve yılsonuna kadar tüm
gümrüklerimizde geçmiş olacağız” diyor. Kağıtsız Gümrük Uygulaması’nı takiben
hayata geçirilecek “Tek Pencere” sistemi ile kurumlar arası onay sisteminin
sağlayacağı veri alışverişiyle gümrük beyannamesine eklenen belgelerin tamamen
kaldırılacağını ifade eden Bakan Yazıcı, söz konusu uygulama ile sadece gümrük
işlemlerinde değil tüm dış ticaret süreçlerinde de kağıtsız ortama geçilmesinin
hedeflendiğini dile getiriyor. VIP Geçiş olarak nitelenen Yetkilendirilmiş
Yükümlü Statüsü Projesi (AEO) ile firmalara güvenilirliklerinin derinlemesine
kontrol edildiği bir inceleme süreci sonunda özel bir statü ve sahip oldukları
güvenilirlik seviyeleri ile paralel olarak gümrük kontrol ve formalitelerinde
önemli imtiyaz ve kolaylıklar tanınacağına işaret eden Yazıcı, “Bir diğer
projemiz olan Lisanslı Depoculuk ve Ürün İhtisas Borsacılığı ile tarım ürünleri
laboratuvar testinin ardından modern depolarda sağlıklı depolanacaktır. Bu
projenin tam olarak hayata geçirilmesi ile ülkemizin tarım ürünleri ticaretinin
bir merkezi haline geleceğini düşünmekteyiz. Bugüne kadar toplam 7 adet
lisanslı depoculuk anonim şirketine kuruluş, bir tanesine de faaliyet izni
verilmiştir. Geri kalan 6 şirketin ise faaliyet izni alması için gerekli olan
çalışmalar devam etmektedir” diyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ayrıca gümrük
ve ticaret politikalarının oluşturulması ve uygulanması noktasında tüm
paydaşların görüşlerinin değerlendirileceği, mevzuat ve politikalara ilişkin
araştırma ve çalışmalara imza atacak danışma organı niteliğinde bir yapıyı
hayata geçirerek, Gümrük ve Ticaret Konseyi kurmaya hazırlanıyor. Yayımlanan
Kanun Hükmünde Kararname ile yasal zemini oluşturulan konseyin, çalışma usul ve
esaslarının yönetmelikle belirleneceğini ifade eden Bakan Yazıcı, gümrük ve
ticaret politikaları belirlenirken, lojistik sektörüne ilişkin konularında
masaya yatırılacağını sözlerine ekliyor.
TTK İLE TİCARETİN KURALLARI YENİDEN YAZILDI
2012’de
yürürlüğe girecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu lojistik sektörüne yönelik ne
tür yenilikler getiriyor? Yeni düzenleme hem dış ticaretimize hem de lojistik
süreçlerin performansına nasıl yansıyacak?
Meclisimizin dayanışma içerisinde hayata geçirdiği ve
yasalaştırdığı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ticari kurallar yeni baştan
yazıldı. Ulusal ve uluslararası ihtiyaçlara cevap verebilecek kapasitede olan
yeni Ticaret Kanunumuz 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunun
yürürlüğe gireceği tarihe kadar ki yedi aylık süre zarfında, başta şirketler
olmak üzere ticari hayatın içinde olan tüm tarafların kendilerini hazırlamaları
büyük önem arz etmektedir. Yeni Ticaret Kanunu ile ilgili 20’yi aşkın ikincil
düzenleme çalışmalarını yapma görevi bakanlığımızın sorumluluğundadır.
Uygulamaya yön verecek olan son derece önemli ikincil mevzuat çalışmalarını
akademisyenler ve uzman ekiplerden oluşan Yeni Türk Ticaret Tasarısı Hazırlık
Bilim Komisyonu ile işbirliği yaparak yürütüyoruz. Bu kanun ile piyasa
ekonomisinin temeli olan ticari işletmelerin, uluslararası muhasebe
standartlarına uygun, bağımsız denetim ilkeleri çerçevesinde şeffaflık ile
hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda, serbest piyasa ekonomisine entegre
bir biçimde faaliyet göstermeleri, işletmelerin uluslararası rekabet
piyasalarında güçlü aktörler olarak çalışmalarını sağlayacak kurum ve sistemlerle
donatılması, tüm şirketlerimizin elektronik ticaret sistemine uygun altyapıya
sahip kılınmaları öngörülmüştür. Kanun
ile her gün gelişen ekonomimizin ihtiyaçlarına uygun olarak piyasalara ve
piyasa aktörlerine rekabet gücü sağlayan ve mevcut kanunumuzda bulunmayan
birtakım düzenlemeler getirilmiştir. Örneğin yeni kanunumuzun eşya taşıma
bahsinde refakat belgeleri, gönderenin kusursuz sorumluluğu, gönderenin taşıma
sözleşmesini feshi, ambalaj ve işaretler ile yükleme ve boşaltma hususlarına ilişkin
hükümler koyduk. Bu hükümlerle gerek gönderene gerekse de taşıyıcıya eşyanın
zayii, ürünün güvenliği noktalarında ortak sorumluluklar yükledik.
2011
yılının Mayıs ayında yürürlüğe giren “Antrepoların Lojistik Merkez” olarak
kullanılması doğrultusunda geçen bir yıllık süreçte ne tür adımlar atıldı?
Perakende sektöründe faaliyette bulunan ulusal marka sahibi
perakende şirketleri ile yapılan çalışmalar neticesinde hazırlanan Perakende
Sektörü Eylem Planı, 23 Mayıs 2011 tarihinde Gümrük Yönetmeliği’nde yapılan
değişiklik ve akabinde çıkarılan tebliğ ve genelgelerle hayata geçirilmiştir.
Söz konusu düzenlemelerle, güvenilirliği ve sermaye yeterliliği uygun bulunan
firmaların, getirilen kolaylıklardan faydalanmasına imkân sağlanmıştır. Hayata
geçirilen yeni uygulama ile birlikte; antrepo rejimi kapsamında bulunan eşyanın
gerek antrepoda gerekse antrepo dışında (firma sahibinin fabrikası sahası veya
paketleme ünitesinde) elleçleme işlemine tabi tutulması ve serbest dolaşımda
bulunmayan eşyanın milli eşya ile paketlenmesine olanak sağlanmıştır. Elleçleme
işlemi için her defasında Gümrük İdaresinden izin alınması yerine, yapılan
işlemlerle ilgili olarak gümrük idaresine bildirimde bulunmasına imkân
tanınmıştır. Antrepodan eşyanın paketlenmek üzere geçici çıkışı işlemleri
kolaylaştırılmış, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri aracılığı ile takip
sistemi kurulmuştur. Söz konusu
düzenlemelerle, ithal eşyasının, ek mali yükümlülüklere tabi olmaksızın yerli
eşya ile paketlenerek ihracına imkân sağlanarak ihracatçımız yaklaşık 1.5
milyar ABD dolarlık maliyetten kurtarılmıştır. Yeni uygulama ile getirilen
kolaylıklardan; düzenlemenin hayata geçirildiği tarihten bugüne tekstilden uçak
aksamına kadar yirmi değişik sektörde, yaklaşık 2000 adet elleçleme talebi
yapılmış ve 130 adet antrepoda bu kapsamda işlemler gerçekleştirilmiştir.
ROTTERDAM’DAN KONYA’YA TRANSİT GEÇİLECEK
Bakanlık
olarak önem verdiğiniz konulardan biri de Ortak Transit Rejimi. Türkiye Ortak
Transit Rejimi'ne tam olarak ne zaman geçecek? Bu rejim lojistik ve taşımacılık
sektörüne ne tür kolaylıklar sunacak?
Ortak Transit Sözleşmesine 1 Temmuz 2012 tarihi itibariyle
taraf olmamız öngörülmektedir. Ülkemizin sözleşmeye taraf olmasıyla, Türkiye,
AB’ye tam üye olmamasına rağmen transit işlemleri açısından AB üyesi bir ülke
gibi işlem yapabilecek konuma gelecektir. Ortak transit rejiminde nakliyecimiz,
gerek Türk gümrük idarelerinde gerekse AB gümrük geçişlerinde daha az bürokrasi
ile karşılaşacak, ayrıca taşımacı elektronik beyanı, her aşamasında izleyip taşımanın
gerçekleşip gerçekleşmediğini takip edebilecektir. Bu bağlamda, Türkiye’den bir
AB ülkesine yapılacak karayolu taşımasında Gaziantep’ten açılacak bir transit
beyannamesi ile Hamburg ya da Londra’ya kadar eşyanın tek bir beyan ile
taşınması mümkün olacaktır. Aynı şekilde, Rotterdam’da açılacak bir transit
beyannamesi de başka bir işleme gerek olmaksızın Konya’daki gümrüğümüzde
sonlandırılacaktır. Belirli güvenilirlik kriterlerini sağlayan taşımacılar,
kapsamlı teminat, teminattan vazgeçme,
izinli alıcı ve izinli gönderici gibi kolaylık sağlayıcı uygulamalardan
faydalanabilecektir. Diğer taraftan, ortak transit rejimi, gümrük idareleri
açısından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Örneğin, Berlin’den Ankara’ya
gerçekleştirilecek bir ortak transit işleminde araç ve eşya Berlin gümrüğünden
yola çıktığı anda beyanname bilgileri ülkemize giriş yapacağı Kapıkule ve
Ankara’daki varış gümrüğünde görülebilecek, böylece eşya için yapılması gerekli
risk analizleri ve kontroller daha etkin bir şekilde yapılabilecektir. Gümrük
idareleri, ortak transit işleminin her adımını sistem üzerinde
izleyebildiklerinden rejimin güvenliğini sağlama ve kaçakçılıkla mücadelede
avantaj elde edecek, doğabilecek gümrük vergilerinin tamamı teminat altına
alınarak taşındığından kamu alacağı da güvence altına alınmış olacaktır. İzinli gönderici ve izinli alıcı gibi
basitleştirilmiş usullerin yaygınlaşması ile ticaret erbabının gümrük idaresine
fiilen eşyayı sunma zorunluluğu ortadan kalkacağı için gümrük idaresi zaman,
işgücü, idari kapasite ve etkin denetim anlamında önemli kazanımlar
sağlayacaktır. “Ortak Transit” olarak adlandırdığımız yeni sistemde, AB’den
hareket ederek Türkiye’ye karayolu ile gelen transit eşyasının bilgilerini, bu
ülkelerle ortak kullanacağımız bilgisayar sistemi sayesinde, eşyanın hareket ettiği anda alabilecek duruma
geliyoruz. Bunun için gerekli olan tüm altyapı çalışmalarını tamamladık. Bu
sisteme geçtiğimizde, TIR taşımaları daha güvenli ve hızlı bir hale gelecek,
ticaret erbabımızın transit taşımacılık maliyetleri önemli ölçüde azalmış
olacaktır.
Lojistik
ve taşımacılık sektörü açısından gümrük hizmetlerinde yaşanan en temel sorunlar
ve çözüm önerileriniz neler?
Türkiye’de ticari malların %92’si karayolu ile
taşınmaktadır. Karayolu taşımacılığına
olan bağımlılık, trafik sıkışıklığı, çevresel olumsuzluklar, sınır geçişlerinde
sorunlar vb. sorunlar doğurabilmektedir. Bu sorunların üstesinden gelebilmek ve
daha sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi oluşturabilmesini teminen intermodal
taşımacılık alternatifi değerlendirilebilir.
Lojistik köyler kurulması ve bunların birbirleriyle entegrasyonu,
ülkemiz lojistik altyapısının çağın gereklerine uyacak şekilde yeniden
yapılandırılması ve ortaya çıkacak sistemin küresel lojistik ağlarla
bütünleşmesi sağlanmalıdır. Bakanlığımız kamu ve özel sektör paydaşlarıyla
yapılacak her türlü çalışmaya katkı sağlamaya hazırdır. Avrupa’ya yönelik taşımalarımızda talebin
tamamen karayolu ile karşılanması uzun vadede sürdürülebilir bir politika
değildir. Karayolu taşımacılığında ekonomik ve çevresel sorunların yanı sıra,
bürokratik sorunlar da yaşanmaktadır. Geçiş belgeleri yoluyla ülkemiz karayolu
araçlarının taşıma yapması engellenebilmekte ve bu engellemeler taşıma
maliyetlerini arttırmaktadır. RO-RO taşımacılığıyla, ekstra akaryakıt
giderleri, geçiş belgesi giderleri, geçilen ülkeler için vize giderleri, araç
giderleri, şoför giderleri vb. giderlerin ve kayıpların azaltılması mümkün
olabilmektedir. RO-RO ve RO-LA taşımacılığına sevk edilen her taşıt, kara sınır
kapılarımızdaki iş yoğunluğunun azalmasını ve işlem sürelerinin kısalmasını
sağlayacak, böylece sınır kapılarında TIR kuyruklarının oluşma ihtimali de
azalmış olacaktır. TRACECA koridorundaki karayolu taşımacılığına hâkim
pozisyonumuzun yanı sıra, Karadeniz üzerindeki RO-RO hatlarının
güçlendirilmesiyle ve açılacak yeni RO-RO hatlarıyla, uluslararası
taşımacılıkta rekabet gücümüz artacaktır. Bakanlığımızca, RO-RO ve RO-LA
hatları ile ilgili olarak yetkili kamu kurumları tarafından yürütülen
çalışmalara destek verilmektedir.
KDV
İSTİSNASI SORUNU ELEKTRONİK BİLDİRİMLE ÇÖZÜLECEK
AB mevzuatıyla uyumlu eşyanın gümrük bölgesine
girmesinden/çıkmasından önce eşya ve taşıta ilişkin bilgileri içeren beyanda
bulunulması yönünde mevzuat değişikliğine gidildiğini hatırlatan Bakan Hayati
Yazıcı, bu değişiklikle daha önce özet beyan veremeyen forwarderların varış ve
çıkış öncesi özet beyan verebilmelerinin sağlandığını söylüyor. Forwarderların
‘taşıyıcı’ olarak değerlendirilip değerlendirilmemelerinin özet beyan verilmesi
açısından farklılık doğurmadığını vurgulayan Bakan Yazıcı, “ Bununla birlikte,
forwarderler Türk Ticaret Kanunu’nun 814’üncü maddesi hükümleri uyarınca
taşıyıcı sayılmakta olup mevzuatımızda da özet beyana ilişkin sorumluluk
açısından bu yönde düzenleme yapılmasına ilişkin çalışmalar halen
sürdürülmektedir” diyor. Kordon Vergi Dairesi tarafından 142 lojistik firmasına
“eksik evrak gerekçesiyle” kesilen KDV cezalarını da değerlendiren Bakan
Yazıcı, Mayıs 2011’de yapılan Gümrükler 2023 vizyonu konulu Arama Konferansı’na
atıfta bulunarak şunları aktarıyor: “Konferansta oluşturduğumuz projelerden
biri de ‘Gümrük Geçişlerinin Kolaylaştırılması, Uyumlaştırılması ve
Lojistik’tir. Bu projenin alt bileşenleri arasında ‘Uluslararası Taşımacılıkta
KDV İstisnasının Tevsikinin Kolaylaştırılması’ yer almaktadır. KDV istisnasının
tevsikinin kolaylaştırılması bağlamında iki eylem öngördük. Bunlardan ilki
transit beyannameleri verilerinin düzenlenecek bir protokol ile Maliye
Bakanlığı ile paylaşılmasıdır. İkincisi ise organizatör firma bilgilerinin
gümrük işlemlerinin elektronik ortamda tutulduğu bilgi sistemimize dahil
edilmesidir. Böylece, organizatör firmaların ve taşıyıcı firmaların işlemleri
elektronik olarak Maliye Bakanlığı’nca da takip edilebilecek ve firmalarımızın
bu konuda yaşadıkları sıkıntılar çözümlenecektir. Bu kapsamda transit rejiminin işleyişi bir
bütün olarak ele alınmakta ve rejimin işleyişine ilişkin aksaklıkların da bu
süreçte yapılacak düzenlemelerle çözülmesi, transit rejimine ilişkin gümrük iş
süreçlerinin sadeleştirilmesi, kolaylaştırılması, gümrük idareleri arasında
uygulamada birliğin sağlanması ve verilerin Maliye Bakanlığı ile
paylaşılmasının sağlanmasına ilişkin çalışmalar devam etmektedir.”
10
YENİ SINIR KAPISI GELİYOR
Gümrük kapılarında yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgiler
veren Bakan Hayati Yazıcı, 2011 yılı Ocak-Ekim döneminde en fazla ihracat
gerçekleştirilen ilk üç gümrük müdürlüğünün 17,5 milyar dolar ile Halkalı, 8,2
milyar dolar ile Gemlik, 8,1 milyar dolar ile Erenköy gümrük müdürlükleri
olduğunu söylüyor. Şimdiye kadar Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilen kapılar
için ayrılan kaynağın 248,6 milyon TL’ye ulaştığını aktaran Bakan Yazıcı,
“Sadece Nusaybin Kara Sınır Kapısı için temin edilen kaynak bakanlığımızın 2009
Yılı Yatırım Bütçesi tutarının %80’i kadardır. Bu kapsamda bugüne kadar
Kapıkule, Gürbulak, İpsala, Habur Cilvegözü, Sarp, Hamzabeyli Sınır
Kapılarımızın modernizasyonunu yap-işlet devret projesi ile tamamladık. 10 adet
gümrük kapısının aynı yöntemle yapımı konusunda çalışmalar devam etmekte olup,
bu projelerin bitirilmesi ile birlikte gümrük işlemleri hızlanacaktır” diyor.