Uzakdoğu limanlarından İzmir Limanı’na ‘direkt’ parsiyel servisi başlatan ilk firma olan Nora, bugün bölgenin en yoğun ticaret trafiğine sahip 11 limanından İzmir’e haftalık düzenli konsolidasyon hizmeti veriyor. Acenta portföyüne bölgenin en güçlü forwarderlarını ekleyen şirket, hizmet noktalarını genişleterek 2011’de yük trafiğini %40 büyütmeyi hedefliyor.
İzmir’deki merkez ofisi, İstanbul’daki şubesi, Gemlik, Mersin, Gebze, Trabzon, Antalya limanlarındaki operasyon noktalarıyla 1997 yılından bu yana tüm taşıma modlarında müşteri odaklı hizmetler sunan Nora Uluslararası Nakliyat, global pazardaki güçlü işbirlikleri ve rekabetçi navlun fiyatlarıyla denizyolunda da portföyünü büyütüyor. Uzakdoğu ülkeleri ile İzmir Limanı arasında başlattığı direk parsiyel servisi ile bu hattın öncü şirketleri arasında yer alan Nora, kurulduğu ilk yıl toplama merkezi olarak belirlediği Singapur Limanı’nın yanısıra bugün Hong Kong, Tayvan (Keelung & Kaohsiung), Şanghay, Ningbo, Shenzhen, Guangzhou, Bangkok, Busan, Nhava Sheva-Hindistan limanlarından direkt İzmir Limanına haftalık düzenli konsolidasyon hizmeti veriyor. Bu hatta sunduğu parsiyel taşımacılık hizmeti kapsamında karayolu departmanı ile entegre olarak kapıdan kapıya taşıma gerçekleştirebilen şirket, Uzakdoğu’da hizmet sunduğu limanlara yenilerini ekleyerek iş hacmini önemli ölçüde büyütmeyi ve öncü konumunu sürdürmeyi hedefliyor. Nora Uluslararası Nakliyat’ın ortaklarından Yakup Akın ve Mustafa Özyavuz denizyolunda sundukları hizmetleri ve gündemlerinde yeni projeleri UTA Lojistik Dergisi’ne anlattı.
Nora’nın hizmet yelpazesinde denizyolu operasyonları nasıl bir öneme sahip? Bu alanda sunduğunuz hizmetler hakkında bilgi verir misiniz?
Yakup Akın: Nora olarak ağırlıkla denizyolu konteynır taşımacılığı yapıyoruz. 1997 yılında İzmir’de kurulan şirketimiz istikrarlı ve düzenli bir şekilde büyüme ivmesi içerisindedir. Denizyolu parsiyel ve full konteyner servislerimizin yanı sıra bünyemizde kara taşımacılığı ve hava taşımacılığı konularında da forwarder olarak hizmet vermekteyiz.
2010 yılında denizyolunda gerçekleştirdiğiniz yük trafiğini ve 2011 hedeflerinizi aktarır mısınız?
Mustafa Özyavuz: Denizyolu trafiğimizin 2010 yılı hacmi ile 2011 potansiyelimizi karşılaştırdığımızda %40 oranında bir büyümeden bahsedebiliriz. Bu çerçevede 2010 yılında yaklaşık 9000 TEU olan yük kapasitemizi 2011 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen kapasitemiz çerçevesinde 12 bin 500 TEU olarak öngörebiliyoruz. Denizyolu taşımacılığında ağırlığı Uzakdoğu ülkelerine veren Nora’nın acenta ağından ve bu alandaki özel işbirliklerinden söz eder misiniz? Yakup Akın: Sektördeki global networklerin aksine Nora olarak istediğimiz destinasyonda istediğimiz acente grubu ile çalışabiliyoruz. Bu kapsamda 14 yıllık deneyimimizle bölgesel anlamda çok güçlü forwarder/lojistik firmalarıyla çalışmaya özen gösterip, acenta seleksiyonumuzu bu doğrultuda genişletiyoruz. Lider pozisyonundaki acentalar ile çalıştığımızdan çok güçlü bir network avantajına sahip oluyoruz.
Denizyolu taşımacılığına yönelik gündeminizde yeni projeler var mı? Bu alandaki orta ve uzun vadeli hedefleriniz neler?
Yakup Akın: Bünyemizde odaklandığımız ve ‘ürün’ olarak adlandırdığımız hizmet noktalarımıza orta ve uzun vadede yenilerini ekleyerek iş hacmi anlamında büyümeye devam etmeyi planlamaktayız. Firmamızın şu anda 45 olan çalışan sayısını özellikle satış kadrosunu geliştirerek orta vadede 55 kişiye çıkarmayı ve bu konuda istihdam sağlamaya devam etmeyi hedefliyoruz.
Gümrüklerdeki ‘bölgesel prosedürler’ gelişimi frenliyor Denizyolu taşımacılığının deneyimli forwarderlarından biri olarak operasyonlarınızda hangi sorunlarla karşılaşıyoruz? Çözüm önerilerinizi öğrenebilir miyiz?
Yakup Akın: Ülkemizde lojistik sektörünün hızlı yapılanmaya ve gelişmeye başlamasıyla birlikte ithalat ve ihracat işlemlerinin son yıllarda istikrarlı bir ivmede ilerlemesine rağmen, mevcut limanların devlet tekelinde olması ve gümrük prosedürlerinin bölgesel farklılıklar göstermesi sektörün gelişimini ve ilerleme kaydetmesini önlemektedir. Liman yatırımlarının ve demiryolu ağlarının genişletilerek, alanında eğitimli personellerle desteklemesinin, sektörün gelişimini daha da hızlandıracağı inancındayız. Ayrıca gümrük müdürlükleri arasındaki mevzuatı uygulama farklılıkların düzenlenmesi, işlemlerin daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacaktır. Bu yönde de Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde başlanan düzenlemeleri biliyor ve takip ediyoruz.
KDV cezaları İzmirli forwarderları kaygılandırıyor Türk limanları denizyolu taşımacılığında lojistik şirketlerine hangi avantajları sunuyor?
Mustafa Özyavuz: Türkiye birçok alanda olduğu gibi denizyolu taşımacılığında da jeopolitik konumu itibariyle avantajlı durumdadır. Yine bu konumu neticesinde kıtaları bağlama, Karadeniz’e açılan tek kapı olma gibi avantajlı durumlar elde etmektedir. Avantajlı konumuna rağmen istediği potansiyele ulaşamamasına neden olan terminal yatırımlarının yetersiz olması, ihtisas gerektiren gümrük işlemleri için hem altyapının hem de donanımlı personelin sağlanamaması gibi önemli hususlar vardır. Bunların yanı sıra son bir yıl içinde İzmir’deki hemen hemen tüm forwarderlara uygulanan yüksek tutarlı KDV cezaları ve devam eden yargı süreci, firmaların sektördeki geleceklerine ilişkin kaygıları arttırmakta, forwarder şirketlerinin yönetimlerinde ve çalışanlarında büyük bir moralsizliğe neden olmaktadır.