Kullanıcı Adı : Parola : Kayıt Ol  |  Şifremi Unuttum

Jeneratör sektörünün lojistikte önceliği kesintisiz hizmet

 

2010 yılında 300 milyon doları aşan bir büyüklüğe ulaşan Türkiye jeneratör pazarının 2018 yılına kadar 2-3 kat büyümesi bekleniyor. . Bu büyümede lojistik firmalarını öncelikli partner olarak gördüklerini belirten jeneratör sektörü temsilcileri, dünya standartlarında kesintisiz hizmet bekliyor.

 

UTA Lojistik Dergisi “Sektör ve Lojistik” bölümünde, büyüyen sanayinin vazgeçilmez ihtiyacı olan ve güvenilir yedek enerji sağlayan jeneratör sektörünün temsilcilerini ağırlıyor. Çukurova Jeneratör Genel Müdürü Erhan Ertürk ve FG Wilson Türkiye CEO’su Köksal Er, 2010 yılında dünyada yaklaşık 11 milyar dolar Türkiye’de ise 300 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşan jeneratör sektörünün önümüzdeki 5-10 yılda büyüme hacmini ikiye-üçe katlayacağının mesajını veriyor. 2015-2018 yılları arasında sanayi ve hizmet sektöründeki büyüme ve jeneratör sektörünün bu yatırımların en  önemli parçası olduğunun anlaşılmasına paralel olarak dünya jeneratör sektörünün iki kat, Türkiye jeneratör sektörünün ise üç kat büyümesinin beklendiğini açıklayan  sektör temsilcileri, ihracatta ise Türki Cumhuriyet, Afganistan, Kuzey Afrika ve Orta Afrika Cumhuriyetleri’ne kadar uzanan sektörünün önümüzdeki siyasi karışıklığın olmadığı, bankacılık sisteminin oturduğu ve yatırımların yapıldığı güvenilir ülkeleri tercih edeceğini vurguluyor. Jeneratör sektörü temsilcileri hem yurtiçi hem de yurtdışındaki büyümede önemli bir partner olarak gördükleri lojistik sektöründen 24 saat ulaşılabilirlik, A’dan Z’ye sorunlara ortak olma, ileri teknolojiler ile süreçleri kolaylaştırmasını, kamunun ise süreçleri yavaşlatan bürokratik engellerin kaldırılmasını bekliyor.


ÇUKUROVA JENERATÖR 3 ÜRÜNDEN 2’SİNİ İHRAÇ EDİYOR

35 yıl önce jeneratör sektörüne ithalatla giren ve 10 yıl sonra ise “Çukurova” markasıyla üretime başlayan Çukurova Jeneratör, ihracat performansıyla göz dolduruyor. Kaliteli ürünleri ve uygun fiyatlarıyla yurtiçinde hem de yurtdışında aranan markalardan biri haline geldiklerini aktaran Çukurova Jeneratör Genel Müdürü Erhan Ertürk, üretimlerinin yüzde 70’ini ihraç ettiklerini söylüyor. Üretilen her 3 jeneratörden 2’sinin yurtdışına gönderildiğini vurgulayan Ertürk, “Çukurova Grubu üretime başladığı İzmir Bornova’daki tesislerin kapasitesi artan talebi karşılamayınca 4 yıl önce yeni fabrika yatırımına karar verdi. Yatırımın yeri seçilirken de özellikle ihracat potansiyeli belirleyici kriter oldu. İhracata getirdiği kolaylıklar nedeniyle yeni fabrika İzmir Ege Serbest Bölgesi’nde kuruldu. 2008 kriz şartlarında başlanan ve 2009’da planlandığı tarihte tamamlanan 25 milyon dolar yatırımla 33000 m2 alan üzerine kurulan yeni fabrika tamamen Çukurova Grubu’nun özkaynaklarıyla gerçekleştirildi” diyor. İnşaat sektörünün hem yurtiçi hem de yurtdışında canlanmasının jeneratör sektörünü de olumlu etkileyeceğini vurgulayan Ertürk şunları aktarıyor: “Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2011 yılındaki ilk çeyrek  rakamlarına gire inşaat sektörünün %14.8 ile en çok büyüyen 3. sektör olduğunu görüyoruz. Bu ileriye yönelik olumlu gidişatın süreceğinin sinyallerini veriyor. Ayrıca tüketici bilincinin artması ile kaliteli malı uygun fiyatta alma isteği oluşmuş bu da sektörde bizim gibi kaliteli jeneratör üreten şirketleri ön plana çıkartmıştır.  Yurtdışında ise özellikle gelişmekte olan ülkelerde her zaman yeni yapılar yapıldığı ve sürekli büyüme ihtiyacı olduğu için jeneratör ihtiyacı uzun yıllar devam edecek gibi gözüküyor. Orta vadede sektörün bugünkü rakamlara göre %100’lere yakın büyüme gerçekleştireceğini düşünüyoruz.” Üretim yapıp mallarını farklı pazarlarda satan şirketler için lojistiğin çok önemli bir yer teşkil ettiğinin altını çizen Ertürk, “Bizim şirket olarak lojistik şirketlerinden en büyük beklentimiz malların zamanında ve fabrikadan teslim edildiği gibi yerine ulaştırması, gümrük mevzuatlarına hakim olunması ve uzun vadeli işbirliği yapılmasıdır. Bu anlamda dünya standartlarında hizmet veren lojistik şirketleriyle çalışmalar yapmaktayız” diyor. Ertürk, lojistik alanında yaşanan sıkıntıların ise, lojistik şirketleriyle iletişimin her zaman iyi tutulması, evrakların karşılıklı olarak eksiksiz tamamlanması ve gerekli bilgilendirmenin yapılmasıyla aşılacağını düşünüyor.

 

DÜNYA DEVİ FG WILSON’DAN TÜRK LOJİSTİK SEKTÖRÜNE ÖVGÜ

Kuzey İrlanda’da 1966’da kurulan ve bugün 5 kıtada 7 üretim tesisleri, yıllık 100 bin jeneratör üretim kapasitesi, yıllık ortalama 1,2 Milyar USD’lık cirosu ile Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük jeneratör üreticisi olan FG Wilson, Kuzey İrlanda toplam ülke ihracatının %10’nu, İngiltere dizel jeneratör ihracatının ise %60’ını tek başına gerçekleştiriyor. Türkiye jeneratör pazarında satış öncesi ve sonrası hizmetler, anahtar teslim projeler ve danışmanlık alanında oldukça iddialı konumda olduklarını belirten FG Wilson Türkiye CEO’su Köksal Er, lojistik süreçlerde kullandıkları taşıma modlarını ürünlerin ve yedek parçaların boyutlarına-ağırlıklarına ve aciliyetine göre belirlediklerini ve bu doğrultuda kara, hava ve deniz yolunu kullandıklarını söylüyor. Ürünleri Kuzey İrlanda’daki küresel tesislerden, yedek parçaları ise İngiltere Desford’daki yedek parça merkezimizden alıp Tuzla Serbest Bölgesi’ndeki yerlerine getirdiklerini aktaran Er, “Özellikle yedek parça sevkiyatında ve teslimatında çok iddialıyız. Müşterilerimize 48 saat içinde ulaştırmayı taahhüt ediyoruz. Lojistik partner burada devreye giriyor ve süreçte A’dan Z’ye bütün sorumluluğumuza ortak oluyor. Operasyonların sorunsuz ilerlemesi için sürekli iletişimde olarak takip ve feed back’ler ile bizleri de lojistik süreçte aktive ediyor” diyor.
Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında tedarik süreçlerinde en fazla öne verdikleri konunun force major durumlar dışında ürünlerin ve parçaların eksiksiz-hasarsız ve zamanında teslim edilmesi olduğuna vurgu yapan Er,  şunları aktarıyor: “Bunun için birlikte çalıştığımız lojistik partnerimizden, planlamayı ve risk hesabını baştan yapmasını, olası aksaklıkları öngörerek önlemler almasını, 24 saat ulaşılabilir olmasını, online araç takip sistemi ve periyodik raporlamalar ile bizi lojistik süreçte aktif tutmasını, daha ileri teknolojiler ile süreci kolaylaştırmasını ve hatta kısaltabilmesini bekleriz.” Türk lojistik sektöründe destek aldıkları firmaların hizmet kalitesinde ve altyapı yatırımlarında küresel rakiplerini yakalamaya çok yakın olduğunu sevinerek izlediklerini belirten Er, kamudan ise çok hızlı büyüyen dış ticarete paralel olarak lojistik süreci yavaşlatan bürokratik işlemleri  (araç tescilleri, antrepo beyannameleri vs.) kolaylaştıracak mevzuat değişikliklerini gündemlerine almalarını beklediklerini söylüyor.

 

 

 


 



Yorumlar
Yorum Ekle