Yrd. Doç. Dr. Turhan BİLGİLİ
Lojistik Program Başkanı
Beykoz Lojistik Meslek
Yüksekokulu
1. Neden depolamayı konuşuyoruz?
Depolama lojistik süreçlerde gün geçtikçe etkinliğini ve kazanç
payını artıran bir süreçtir. Basit bir örnek ile açıklamak gerekirse;
sadece ABD'de 5.000.000.000 ft2 depolama sahası kullanılmaktadır.
Bu alan 4.1x4.1 feet büyüklüğünde bir kişilik yer
tanımlandığında 300 milyon nüfusa sahip ABD'de herkese yeteri
kadar saha sunmaktadır. Depoların fonksiyonel özelliklerine
geçmeden önce belirtmem gereken bir diğer husus depoların
hem üretim ve hem de hizmet merkezleri olduğudur. Diğer bir
husus ise taşımacılığın hız kaybettiği kriz dönemlerinde depolamanın
artarak önem kazandığı ve kazandırdığı gerçeğidir.
2. Depo ile stok nerede buluşuyor?
Hemen söylemeliyim ki; depolama stoklamanın ötesidir. İşletmeler
gittikçe artacak bir şekilde ürünlerin akışı sekteye uğramaksızın
veya stokta bekletmeksizin tedarik zincirleri boyunca
hareketine çabalamaktadır. Bu nedenle; depolar uzun dönemde
stoklamadan ayrılarak aşağıdaki müşterek faaliyetlere elverişli
alan sağlayan tesisler şeklinde dönüşmektedir:
- Ürünlerin konsolidasyonu
- Dökme yükler
- Çapraz sevkiyat
- Erteleme
3. Depo ve depolama nedir o halde?
Deponun tanımlayan kişinin profesyonel alanına göre değişebilen
birçok tanımı vardır, ancak çoklukla “ürünlerin zamana
bağlı ve amaçlarına uygun bir şekilde boşaltma ve yükleme işlemleri
arasındaki zamanda bekletildikleri yere verilen isimdir”
şeklinde belirtmek mümkün. Ancak bu tanıma aşağıdaki özellikleri
de eklemeliyiz:
❏ Depolar tedarik zincirinin çeşitli aşamalarında ürünlerin korunması
için kullanılan çok farklı boyutlarda olabilen tesislerdir.
❏ Depolar; üretim, dış ticaret, distribütör, toptancı, nakliye, lojistik
ve perakende şirketleri tarafından kullanılırlar.
❏ Depo, sadece daha sonra kullanmak veya sevk etmek için
ürünleri koyduğumuz bir yer değildir. Lojistikte müşteri taleplerinin
karşılanmasında önemli bir aşamadır.
❏ Yükleme/boşaltma, koruma, aktarma, büro yer ve ekipmanları
vardır.
❏ Manüel, yarı otomatik ve tam otomatik olabilir.
Depolama ise, hammadde ve ürünler için zaman ve yer faydası
sağlayarak işletmelere dinamik ve katma değerli müşteri
hizmetleri sunmalarını sağlayan fonksiyondur. Bu kapsamda
depolama sadece lojistik sistemin operasyon ve maliyetine değil,
işletmenin genel performansına etkisi olan önemli bir fonksiyondur.
Depolama tedarik zinciri içinde kilit noktalarda ve
aşağıdaki süreçlerde etkisi olduğu söylenebilir:
✔ Tedarik
✔ Üretim
✔ Sevkiyat
✔ Tersine Lojistik
4. Her sürecin temelini oluşturan öğelerin var
olduğunu biliyoruz. Peki deponun temel unsurları
var mı?
Her ne kadar depo bir lokasyon ve iç süreçlerden oluşsa da;
bunları beş temel unsur ile özetleyebilirim:
I. Varış rampaları
II. Depolama sahası
III. Çıkış rampaları
IV. Malzeme elleçleme sistemi
V. Bilgi sistemi
Bir depoda yukarıdaki unsurlar ne kadar entegre ve birbirini
besleyecek şekilde ürün akışı sağlıyorsa, o kadar nakışsız bir süreç
uygulanıyor demektir.
5. Depolama neden önemlidir?
Bilinmesi gerekir ki; malzeme ve talep akışında dinamiklerin
gerektirdiği ana lokasyon depodur. Finansal boyutta küresel
araştırmaların bir sonucu olarak ekonomik değer açısından depolama
maliyetlerini taşıma maliyetlerinden sonra ikinci sırada
görmekteyiz. Kazanç odaklı yaklaşımlarda
depolamanın sağladığı ekonomik faydalar arasında;
• Konsolidasyon
• Dökme yük ve çapraz sevkiyat
• İşleme alma/Erteleme
• Kümeleme gibi hizmetleri görmekteyiz.
Depolamanın ekonomik yararları arasında; bir ya da daha
fazla tesisten faydalanarak toplam lojistik maliyetlerin doğrudan
indirgenmesi de sayılabilir.
6. Depo yatırımlarında maliyetlerin ve
yatırımların geri dönüş süreci ne kadardır?
Maliyetler her zaman sermaye sahiplerinin korkulu rüyası.
Hizmet işletmelerinin bu segmentinde depoların kesinlikle kazandırdığını
söyleyebilirim ancak bu ROI'ya bağlı. Bu kapsamda;
bir ekonomik faydanın yatırımların geri dönüşünü (ROI)
şeklinde miktar olarak belirlemek ödünleşmeden yansıyacak direkt
maliyet olmasından dolayı oldukça kolaydır. Dolayısıyla,
bir lojistik sisteme bir deponun eklenmesiyle taşıma maliyetlerinde
sabit ve değişken depo maliyetlerinden daha fazla bir düşüş
elde ediliyorsa bu durumda toplam maliyetler de azalacaktır.
Toplam maliyetlerde planlanan seviyelere ulaşılması ise deponun
ekonomik süreçlere sahip olduğunu kanıtlamaktadır.
7. İşletmelerin depo yönetiminde amaçları neler olmalıdır?
Çağdaş işletmelerin depo yönetimindeki amaçları
aşağıdaki başlıkları kapsamaktadır:
◆ En Az Alan/Hacim
◆ En Fazla Depolama
◆ Talepleri Hızla Karşılamak
◆ En Az Fire
◆ Etkin Güvenlik
◆ Veri Güvenilirliği
◆ En Az Hatalı Sevkiyat
Ancak uygulamada yukarıdaki amaçlardan konsolidasyon,
sınıflandırma ve gruplandırma, bölge (zone) belirleme, yavaş ve
hızlı dönen malların belirlenmesi, mantıklı etiketleme sistemi,
yer kazanımı, tıkanıklığın önlenmesi ve etkin forklift kullanımı,
toplama sırası ve yer tahsisi ve envanter görünürlüğünün sağlanması
gibi hedeflerden tamamı yerine ancak birkaçını görebilmek
mümkün.
8. Elleçleme ve karakteristikleri nedir?
4458 sayılı Gümrük Kanunu'na göre elleçleme deyimi, gümrük
gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi,
yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara
aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması,
kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade eder.
Elleçleme, depolardaki taşımacılığın aktarma ile birleşimidir. Elleçleme
karakteristikleri ise altı başlık altında irdelenebilir:
A. Birim Elleçleme Maliyetinin Azaltılması
▼ Gereksiz elleçlemenin elimine edilmesi
▼ Ürünün partiler halinde elleçlenmesi
▼ İhtiyaç duyulan elleçleme zamanının indirgenmesi
▼ Elleçleme ekipmanının gerektiğinde yer değiştirmesi
B. Üretim Zamanının Azaltılması
▼ Makine operasyonlarındaki gecikmelerin indirgenmesi
▼ Malzemenin birimsel ve uygun naklinin muhafazası
▼ Gerektiğinde otomatik süreçlerin kullanımı
C. Genel Giderlerin Azaltılması
▼ Üretken olmayan işgücünün indirgenmesi
▼ Mal hasarlarının önlenmesi
▼ Tüm malzeme elleçleme sistemlerinin koordinasyonu
D. Taban Alanının Muhafazası
▼ Aşırı stok tutulmasından kaçınma
▼ Malların yer kazanımı sağlayacak şekilde konumlandırılması
▼ Yer tutmayan ekipman kullanımı
E. Kazaların Önlenmesi
▼ Malın fiziki hareketinin indirgenmesi
▼ Elleçleme ekipmanının güvenilir olduğuna emin olunması
F. Çalışanların Moralinin Yükseltilmesi .
▼ İşe göre adam ilişkisinin sağlanması
9. Depoların dünü ve bugününü kıyasladığınızda
nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
Dün itibariyle merdiven altı ve çeyiz sandığı düşüncesiyle hareket
eden depolar artık süreç odaklı fonksiyonel lokasyonlar halini
almıştır. Bu kapsamda uygulamada depoları
4 başlık altında görmekteyiz:
o Klasik Depo (Warehouse); fabrika veya satış mağazası içinde
veya çok yakınında bulunan, ürünlerin uzun süre
kaldığı tesis,
o Dağıtım Merkezi (Distribution Center); müşterilere yakın,
dağıtım fonksiyonuna ve perakendeye destek amaçlı tesis,
o Toplama Merkezi (Consolidation Center); tedarikçilere yakın,
üreticiye destek amaçlı tesis,
o Aktarma Merkezi (Hub); genelde farklı taşıma modları veya
aynı taşıma modu araçları arasında ürünlerin aktarıldığı, ürünlerin
çok kısa süreli kaldığı tesis.
10. Son olarak Türkiye'deki depoların mevcut
durumunu özetler misiniz?
Yeri gelmişken Türkiye'deki depoları da mercek altına almakta
fayda var. Ülkemizdeki depoların bazıları dış ticaret odaklı olup
gümrüğe yakın bazıları da kümelenmiş coğrafi konumlarda faaliyet
göstermektedir. Tedarikçiler ile pazarların iki belirleyici
olduğu konumlamalarda analitik hesaplamalar olmaksızın tesisleşen
depolar kısa sürede cazibelerini yitirmekte ve fonksiyonel
olmaktan uzaklaşmaktadırlar. Bilinmesi gerekir ki, depolar stratejik
yatırım kararlarının birer sonucudur ve işletmeler gereken
kantitatif araştırmaları yapmaksızın planlama yapmadıkları takdirde
kazanç yerine önemli kayıplar yaşayacaklardır.