Ticaretin 'yeni rotası' için ilk adımı nakliyeciler attı
21. yüzyılın değişen küresel lojistik haritasında Asya'nın güçlenen konumunu gören Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Türk nakliyecisinin yıllık 1 trilyon doları aşan ticaret ve 40 milyon tonu aşkın yük akışına sahip olan Asya- Avrupa-BDT üçgenindeki taşımalarda rolünü güçlendirmek için kolları sıvadı. Türkiye ile birlikte Tarihi İpek Yolu güzergahında yer alan bu ülkelerin bir kez daha dünya ticareti için dönüm noktası olmaya hazırlandığı gerçeğinden hareket eden UND; hazırladığı raporla Türkiye'nin yeni İpek Yolu'nda nasıl yer alabileceği ve bu hattın canlandırılmasının Türkiye'ye neler kazandıracağı sorularına cevap aradı.
'TÜRKİYE İPEK YOLUNDAN BYPASS EDİLMEK İSTENİYOR'
Raporun açıklandığı toplantıda konuşan UND Başkanı Ruhi Engin Özmen, dünya ticaretinin Avrupa'dan doğuya kaydığına dikkat çekerek, Türkiye'nin tarihi İpek Yolu güzergahından mutlaka pay alması gerektiğinin altını çizdi. Kuzey Afrika'da ve Ortadoğu'da yaşanan olayların Türkiye karayolu taşımalarını yüzde 10 oranında negatif etkilediğini vurgulayan Özmen, buna rağmen bu bölgeye yapılan taşımaların Avrupa'ya göre artış gösterdiğini söyledi. Özmen; “Yılda 1 milyon 600 bin sefer yapılan ülkemizden Avrupa'ya yapılan taşımalara göre 2000-2010 yılı içerisinde Ortadoğu'ya taşımalarımız 9 kat artmıştır. Ortadoğu taşımalarımız ihracat taşımalarımızın yüzde 54,5'ini oluşturmaktadır. Suriye, Irak, Ürdün ve Suudi Arabistan önemli pazarlar olarak kendilerini gösteriyor. Bu nedenle Türkiye'nin batıya açılma yerine doğuya olan ticaretinin artmasından kaynaklanan bir politika değişikliğine gitmesi gerekiyor” dedi. Dünyada üretim noktalarının doğuya kaydığına vurgu yapan Özmen, Çin ve Hindistan'ın büyük üretim noktaları haline geldiğini söyledi. Özmen, bu durumun eski İpek Yolu'nu gündeme getirdiğini ifade ederek;“İpek Yolu'nun Türkiye üzerinden geçmesi çok önemli. Ancak bu günlerde gündemde olan yeni İpek Yolu projelerinde Türkiye bypass edilme noktasındadır. Bu projelerden birincisi, Rusya kanalıyla Sırbistan'dan geçen hattın Orta Avrupa'ya ve Kuzey Avrupa'ya bağlanması. İkinci ise Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Hazar geçişiyle yine Avrupa'ya bağlanan proje. Türkiye burada göz ardı ediliyor. Türkiye'nin mutlaka İpek Yolu'nun varış noktası haline gelmesi lazım” diye konuştu.
AKDENİZ LİMANLARI STRATEJİK ÖNEMDE
Çin, Pakistan, İran güzergahını Akdeniz'e indirmenin şart olduğunu belirten Özmen, “Amacımız, global üretim merkezleri haline gelen Çin ve Hindistan'daki ürünleri Akdeniz limanlarında ağırlayarak dünyaya dağıtmaktır. Çin'in içlerinde üretilen malları Akdeniz'e indirmek Çin'in de menfaatinedir. Mersin ya da İskenderun'a indirdiğinizde ABD'nin doğusuna iletmeniz mümkündür. Öte yandan Çin, Afganistan, İran üzerinden de bir yol düşünülebilir. İpek Yolu'ndan Türkiye hiçbir zaman dışlanmamalı. Nihai nokta Türkiye olmalıdır” dedi. Özmen Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar, Orta Asya, Kuzey Afrika gibi gelecekte dünya ticaretinin %40'ından fazlasına ev sahipliği yapması beklenen coğrafyanın kavşak noktasında bulunan Türkiye'nin İpek Yolu'nda söz sahibi olması için çalışmalarını hızlandırması gerektiğinin altını şu sözlerle çizdi: “Zira, bölgesel bir lojistik üs haline gelmesini temenni ettiğimiz ve 2023'e kadar dış ticaretini 1 trilyon dolara çıkarmayı hedefleyen Türkiye, geçmişte olduğu gibi bu yolun, Avrupa ile Asya bağlantı noktasında bir cazibe merkezi olma konumunu sağlamlaştırmak durumundadır.” Türkiye'nin İpek Yolu'ndaki konumunu güçlendirmeye ilişkin stratejik adımların ve görev dağılımının Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve Ulaştırma Bakanlığı gibi resmi organlarca oluşturulacak konsorsiyumlarla belirleneceğini ifade eden Özmen, bu yöndeki ilk adımın DTM - UND arasında ortak komisyon kurulması kararıyla atıldığını kaydetti. Özmen, Türkiye'nin söz konusu global yük akışına cevap verebilmesi için lojistik köyler, konteyner limanları ve altyapı çalışmalarına hız verilmesi gerektiğini iletti.
UND'NİN YOL HARİTASINDA NELER VAR?
• Taşımacılıkla ilgili tüm sorunların aşılabilmesi için hem resmi makamlar ile hem de özel sektör temsilcileri ve taşımacılık kuruluş/dernekleri ile aktif çalışmalar ve işbirliği içine girilmeli.
• Serbest ticaret ve uluslararası karayolu taşımacılığının basitleştirilmesine ilişkin çok taraflı ve ikili anlaşmalar çerçevesinde kişi ve mal hareketlerinin düzgün şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanmasına öncelik verilmeli.
• Bölge ülkeleri arasında taşımacılık ve ulaştırma ile ilgili düzenlemelerin ve rekabet koşullarının uyumlaştırılması sağlanmalı.
• İpek Yolu güzergahı üzerinde bulunan Orta Asya ülkelerinin serbest pazara giriş ve adaptasyon konusunda ticaret ve taşımacılık alanlarında bilgi, teknoloji, eğitim, prosedürler ve dokümantasyon gibi birçok konuda eksiklikleri bulunmakta ve bu eksikliklerin giderilmesi için de çeşitli projeler üretilmeli.
• Bölge ülkelerinin ticaret odaları ve bölgesel iş ortaklarının (paydaşların) eşgüdümlü çalışmaları ile nakliyecilere hizmet verebilecek lojistik merkezlere yatırım yapılmalı.
• Birleşmiş Milletler Konvansiyonları ve uluslararası anlaşmalara daha fazla katılım sağlanarak uyumlu, çağdaş bir ulaşım sistemi, kolaylaştırmalar ve serbestleştirmeler artırılmalı.