SÜLEYMAN YAVUZ
Genel Müdür
Demiryolu Lojistik
Gelişen sanayi ile birlikte tehlikeli malların üretimi de
artmıştır. Doğal olarak kaza riskleri de artmaktadır. Bu maddelerin çevreye ve insanlara
zarar vermeden güvenli bir şekilde taşınması, depolanması ve elleçlenmesi için
hemen her ülkenin çeşitli düzenlemeleri ve iç yönetmelikleri vardır. Bunların
çoğu Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından hazırlanan ve
Turuncu Kitap olarak da bilinen “Model Mevzuat”daki tavsiyelere dayanmaktadır. Tehlikeli
maddelerin uluslararası taşımalarını düzenleyen konvansiyonlar (ADR, RID, IATA,
DGR, IMDG, ADN) karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ve iç suyollarında
insan sağlığına, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden emniyetli bir
şekilde taşınması için uyulacak usul ve esasları belirler. Taşıtların ve taşıma
kaplarının özelliklerini ve bu tür maddeleri taşıyan araçları kullanan sürücülerin
eğitimleri ile sertifikalandırılmasını düzenler. Sınıflandırma, etiketleme, paketleme,
işaretleme, kabul ve kontrolüne ait standartları tanımlar. Avrupa Parlamentosu
24 Eylül 2008 tarihli ve 68/EC sayılı konsey direktifi ile tehlikeli maddelerin
karayolu, demiryolu ve iç suyolu ile taşınmasında mevcut olan yasal
düzenlemelerin yerini alacak tek bir topluluk direktifi hazırlamıştır. Türkiye,
ADR ve RID konvansiyonlarını onaylamış, yönetmeliklerini de hazırlamıştır. Bunlardan
ADR Yönetmeliği 31 Mart 2007 tarihli ve 26479 sayılı resmi gazetede
yayınlanmış, ancak tehlikeli madde taşıyan araçların yüzde 95'inin ADR
standartlarına uyumlu olmaması, denetim, lisans, sertifikalandırma ve
danışmanlık birimlerinin hazırlanmamış olması nedeni ile uygulama 01 Ocak 2011
tarihine kadar 2 defa ertelenmiştir. Motorin, benzin, jet yakıtı, nafta, LPG ve
fuel oil gibi rafine edilmiş petrol ürünleri parlayıcı özelliğinden dolayı 'tehlikeli
maddeler' sınıfında yer almaktadır. Türkiye'de yılda 22 milyon ton akaryakıt, yüzde
95'i uluslararası standartlara uygun olmayan yaklaşık 55 bin tankerle karayolundan
taşınmaktadır. Bir başka ifade ile Türkiye'de tehlikeli maddeler, tehlikeli bir
şekilde ve halkla iç içe taşınmaktadır. Bu araçların yüzde 58'inin ilk trafik
muayenelerinden geçemediği de dikkate alınırsa karayollarında güvenliğin ne
kadar düşük olduğu, kazalarda ölen insan sayısının neden Avrupa'ya göre 2 kat
fazla olduğu daha iyi anlaşılır. Tehlikeli maddelerin güvenli taşınmasında Türk
Demiryolları, alt yapı ve çeken-çekilen araç bakımından daha iyi durumdadır.
Vagonlar RID standartlarına uygundur. Tehlikeli maddelerin uluslararası taşımaları,
Türkiye'nin taraf olduğu COTIF'in eki olan RID şartlarına uygun olarak
yapılmaktadır. Yurt içi taşımalar ise; ulusal yasalar ve Uluslararası Demiryolları
Birliği'nin (UIC) kurallarına uygun olarak hazırlanmış kendi iç yönetmelikleri ile
yürütülmektedir. Bu bakımdan Türk Demiryolları, karayollarına nazaran daha
şanslı ve daha güvenlidir. TCDD işletmesi, yakın zamana kadar; MSB, NATO ve
kendi idari taşımaları ile sınırlı olan akaryakıt taşıma payını arttırmak üzere
güvenlik avantajını da kullanarak akaryakıt lojistiğine girişmiştir. Karayollarında
taşınmakta olan 22 milyon ton akaryakıtın bir kısmını kademeli olarak demiryollarına
çekmek için bir dizi düzenlemeler yapmaktadır. TÜ- LOMSAŞ'ta imal ettirdiği 200
adet vagonla sarnıçlı vagon parkını 660 adede çıkarmış, şahıs vagonlarının
kullanımını indirimlerle teşvik ederek BP, OPET ve TÜPRAŞ'ın taşımalarını kendi vagonları ile
yapmalarının önünü açmıştır. Şahıs vagonları ile birlikte sarnıçlı vagon parkı 982
adede ulaşmıştır. TÜPRAŞ'ın Çek Cumhuriyeti'nde imal ettirdiği ve bu yılsonuna kadar
yurda gelecek olan 72 adet vagonla birlikte sarnıçlı vagon sayısı 1054 adede
ulaşacaktır. TCDD personeli bu günlerde Nafta dahil tüm parlayıcı yakıtların
emniyetle taşınması ve olaylarda acil eylem planlarının uygulanması konusunda
bir eğitimden geçmektedir. TÜPRAŞ'ın sertifikalı eğitmenleri de bu eğitim
programı içerisinde destek amaçlı olarak yer almıştır. 2007 yılında demiryolu
ile taşınan toplam akaryakıt miktarı 275 bin ton iken, TCDD'nin yukarda
belirtilen yeni düzenlemeleri ile 2009 yılında yüzde 360 artarak 984 bin tona
ulaşmıştır. Hedef; 3 milyon tondur. Bunun gerçekleşmesi durumunda 120 bin
tanker seferi karayolu trafiğinden çekilmiş olacaktır. Türk Ulaşım
Politikası'nın çerçevesi 'Ulaştırma Bakanlığı Stratejik Planı' ve '9. Kalkınma
Planı'nda belirlenmiştir. Bu çerçeve AB kriterleri ile de uyumlu olup, tehlikeli
madde taşımalarının kademeli olarak denizyolu ve demiryoluna çekilmesi öncelikli
hedefler arasındadır. Daha temiz bir çevre, daha az kaza ve daha sağlıklı bir
gelecek için bu zorunludur. TCDD son 3 yılda bu konuda önemli aşamalar kat
etmiş ve tarihi sorumluluğunu başarı ile yerine getirmiştir. Tüm TCDD
çalışanlarının bu başarılarını kutluyorum.